KENDİNE ZARAR VERME
Kendine zarar verme nedir?
Kendine zarar verme çok derinlerdeki sıkıntıyı ifade etme yoludur. Genellikle insanlar neden kendilerine zarar verdiklerini bilmezler. Bu kelimelere ve hatta düşüncelere dökülemeyecek olanı iletme yoludur ve iç çığlık olarak tanımlanmıştır. İnsanlar kendilerine zarar verdikten sonra yeniden yaşamla başa çıkabilme konusunda bir müddet için daha iyi hissederler. Kendine zarar verme çok geniş bir terim. İnsanlar derilerini çizerek, keserek veya yakarak, kendilerini eşyalara çarparak, aşırı dozda ilaç alarak ya da başka şeyler yutarak ve içlerine koyarak kendilerini yaralar veya zehirlerler. Kendine zarar verme, aptalca riskler alma, kötü muamele görülen bir ilişkiyi sürdürme, anoreksia ya da bulimia gibi bir yemek yeme sorunu, alkol ya da uyuşturucu bağımlılığı veya en basiti kendi duygusal veya fiziksel gereksinimlerini gidermeme gibi daha az belirgin şekillerde de ortaya çıkabilir.
Bu tepkiler sizi bunaltma riski taşıyan kızgınlık, üzüntü, boşluk, keder, kendinden nefret etme, yalnızlık ve suçluluk gibi acı veren duygularla başa çıkabilmenize yardım eder. Bu acı veren duygular vücuttan atılabilir, bu süreçte söz konusu duygular yüzeye çıkar ve bunların üstesinden gelinir. Kendine zarar verme aynı anda bir dizi amaca hizmet eder. Bunlar arasında acıyı dışa vurma, dikkatini acıdan başka yöne çevirme, başka birisine duygularını ifade etme ve teselli bulma sayılabilir. Bu aynı zamanda kendini cezalandırma veya hayatın üzerinde kontrol kazanma çabası olabilir. Çünkü bu kişiler başkalarının tepkileri konusunda utanç, korku veya endişe hissederler; kendine zarar veren kişiler yaptıkları şeye dikkat çekmek yerine çoğu zaman bunu gizlemeye çalışırlar. Çoğu insanın, farkında olmasalar bile, zaman zaman kendilerine zarar verecek şekilde davrandıklarını hatırlamakta yarar var. Aşırı miktarda sigara içmek, yemek yemek ve alkol tüketmek, ya da uzun saatler çalışmak gibi son derece sıradan davranışların hepsi insanların hissizleşmesine, veya dikkatlerinin dağılmasına ve düşünceleri ve duygularıyla yalnız kalmaktan kaçınmalarına yardım eder.
İnsanlar neden kendilerine zarar verirler?
Kendine zarar veren kişi çocukken ya da genç bir yetişkinken muhtemelen çok zor ve üzücü deneyimler geçirmiştir. O zamanlar söz konusu kişi büyük ihtimalle güveneceği kimse bulamamış; bu yüzdende yaşadıklarıyla başetmesi için gereken desteği ve duygusal boşalımı yaşayamamıştır. Yaşadığı deneyim fiziksel şiddet, duygusal ya da cinsel taciz içermiş olabilir. Bu kişi ilgilenilmemiş, sevdiği bir kişiden ayrılmış, zorbalık görmüş, tacize maruz kalmış, saldırıya uğramış, yalnız bırakılmış, dayanılmaz baskı altında bırakılmış, evsiz kalmış, bakımevine, hastane veya diğer enstitülere yollanmış olabilir. Bu tür deneyimler insanın gururunu kırar. Dışa atılmamış duygular tamamen kişinin farkındalığı dışında gömülmüş ve bloke olmuş olabilirler. Eğer güven duyulan bir ebeveyn çocuğa ihanet eder ya da çocuğu taciz ederse ve bu olaya başka biri şahit olmazsa çocuklar genellikle kendilerini suçlarlar. Kızgınlıklarını içe yöneltirler. Yetişkin olduklarında kendini yaralama acıyı ifade etme, kendini cezalandırma ve anıları saklı tutma yolu olabilir. 4
Kendini yaralama eylemi sırasında çoğu zaman acı hissedilmez; bu daha ziyade taciz ve travma sırasında duyguların kaybolması gibidir. Bu sırada beden doğal uyuşturucular üretir, bu da bedeni hissizleştirir ve duyguları gizler; böylece bilinçli olarak çok az şey hissedilir ve farkedilir. Ağır travma geçirmiş bir kişi duygularından ve vücudundan son derece kopuk hissedebilir. Bazı kimseler bu kopukluk hissini sürdürmek ve savunmasız olmadıklarına dair kendilerini ikna etmek için kendilerini yaralarlar. Diğerleri ise birşey hissetmek ve gerçek olduklarını ve hala yaşadıklarını anlamak için bunu yaparlar.Sağlık görevlileri kendine zarar veren insanların yaralarında estetik dikiş istemediklerini varsaydıklarından dolayı eleştirilmişlerdir. Bu sadece, NICEnin (Ulusal Klinik Mükemmellik Enstitüsü) kendine zarar verme ile ilgili hazırlanan yeni kılavuzlarında yer alan yanlış fikirlerden biridir. Benzer şekilde bazen profesyoneller de, özellikle kendileri daha önce bunu deneyimlemişlerse, kişilerin kendilerini neden yaraladıkları ile ilgili varsayımlar ileri sürerler. Ama bunun anlamı her insan için her kendine zarar verişinde farklıdır. Bu da tek başına o kişinin bir ruh sağlığı sorunu olduğunu gösteren bir işaret değildir.
Kimlerin kendine zarar verme ihtimali daha yüksektir?
Son zamanlarda yapılan araştırmalara göre, kendine zarar verenler arasında çoğunluğu genç kadınlar oluşturmakta; ancak genç erkeklerin oranı da artış göstermektedir. Aynı zamanda, kendine zarar verme davranışı, toplumda ayrımcılığa maruz kalan azınlık gruplarda oldukça yüksek orandadır. Herhangi bir ruh sağlığı sorunu olan kişinin kendine zarar verme ihtimali diğer insanlara göre daha fazladır. Uyuşturucu veya alkol bağımlısı olmak, ya da evsiz kalmak, tek ebeveyn olmak, maddi zorluk içinde ya da diğer stresli koşullar altında yaşamak gibi hayatında birden fazla büyük sorunla karşı karşıya kalan kişilerin kendine zarar verme ihtimalleri daha yüksektir. Önemli bir ortak nokta çaresizlik ve zavallılık hissidir. Yakın zamanda gençler üzerinde yapılan bir çalışmaya göre 15, 16 yaş grubundaki gençlerin yüzde onu, genellikle kendini kesme yoluyla, kendine zarar vermiştir, ve kızların kendilerine zarar verme olasılığı erkeklere oranla çok daha fazladır. En yaygın sebep olarak korkunç bir durumdan kurtulma çabası belirtilmiştir. Gençler çoğu zaman ailelerinden, okuldan ve akranlarından gelen büyük baskılar altındadırlar. Çoğu genç arkadaşlarının da kendilerine zarar verdiklerini belirtmiştir. 5
Araştırmalar kendine zarar veren gençlerin daha ziyade kendine güveni az, depresif ve kuruntulu tipler olduğunu iddia etmektedir. Bu gençlerin hayatlarında daha fazla sorunla karşılaştıkları doğru, ama aynı zamanda bu sorunlarla başa çıkma konusunda daha az becerikli olabilirler. Kızgın hissederek, kendilerini suçlayarak, aşırı içki ve sigara içme eğilimi göstererek ve eğlenmek için daha fazla uyuşturucu kullanarak kendi kabuklarına çekilebilirler. Az sayıda arkadaşlarına güvenirler; ayrıca ebeveynleri veya diğer yetişkinlerle konuşmamaya, veya onlardan gereksinim duydukları yardımı istememeye meyillidirler.
Fiziksel, duygusal veya cinsel taciz
Kadınlar çoğu zaman şefkat gösteren taraf rolüne bürünür, kendi ihtiyaçlarını en son sıraya koyarlar. Bu kendilerine verdikleri değer hissini, fikirlerini ve güçlü yanlarını büyük ölçüde zayıflatır. İlerleyen zaman zarfında kadın kendini önemsiz hissetmeye ve katlanmak zorunda kaldığı tacizlere sessizce tanıklık etmeye başlayabilir. Kimlik, güç ve haklarıyla ilgili duygularını kaybedebilir. Hayatta kalabilmek için kendisi ve gerçek ihtiyaçları arasındaki bütün bağları keser. Eğer bu konunun merkezi vücut ölçüsü ve şekli ise yediklerini büyük ölçüde kısabilir.
Eğer erkek duygularını ifade etmenin zayıflık olduğunu düşünen klişe maço gruba aitse, bu onu hislerini hissedememe ve benliğinin o bölümünden kopma durumuna sokabilir. Erkekler için kızgınlıklarını göstermek kadınlara göre daha kolaydır, ama eğer hapsolmuş durumdalarsa, yani bastırdıklan duyguları dışa vuramıyorlarsa, erkeklerin de kendilerine zarar verme olasılığı, özellikle tacize maruz kalmışlarsa, yükselir.
Kendine zarar vermek bir intihar girişimi midir?
Kendine zarar vermek, kişinin yaşadığı acıya rağmen hayatta kalmaya çabalaması ile ilgilidir. Yinede, kendine zarar verme ve intihar arasında bir ilişki vardır, çoğu insan kendini öldürmek yerine kendine zarar verir, ve çoğu insan kendine hayatını tehlikeye atacak şekilde zarar vermez. Öyle yapanlarında asıl niyetleri intihar olmamış olabilir, aslında yapmak istedikleri o hislerden kurtulmaktır. Bir kişinin yaşamak ya da ölmek istemesi son derece basit bir seçim gibi görünebilir. Ama bazı insanlar hayatın gri bir tonunda asılı kalmışlardır, orada seçimler ve kararlar beklemede durmaktadır. İşte kendine zarar vermede o noktada gerçekleşir. 6
Kendine zarar veren kişiler için hayatta kalmak katı kontrollere tabidir; duygular, arkalarında yatabilecek şeylerin korkusuyla, bastırılırlar. Eğer yaşamak tamamıyla acı dolu duygular ve anılarla başa çıkmak demekse, ve bunun için yeterince destek yoksa, yaşamama seçeneğini seçmek daha anlaşılır bir durum olabilir. Sevdiğiniz bir kişi ölümden bahsederse, bunu denemeye kalkmasından korkmanız normaldir, ama işte o kişinin araştırması gereken de tam olarak bu hislerdir. İnsanoğlunun büyük acıları atlatma kapasitesinin muazzam olduğunu hatırlayın.
Kendini yaralama davranışının amacı dikkat çekmek midir?
Sağlık görevlileri, arkadaşlar ve aileler, anlaşılması zor olduğundan dolayı, kendine zarar veren insana, bazen haksız yere güvensizlik ya da korku ile bakabilir ve o kişinin davranışının dikkat çekme ve konuyu saptırma amaçlı olduğunu düşünebilirler. Tanıdığınız biri kendine zarar veriyorsa o kişinin yaraları ile yüzyüze geldiğinizde kendinizi çaresiz hissedebilirsiniz, ve bu durumla ilgili hisleriniz ve korkularınız o kişiyi desteklemek yerine suçlamanıza sebep olabilir. Bunu, ne kadar kötü bir durumda olduklarını ifade etmenin ve ihtiyaç duydukları ilgi, alaka ve huzuru alabilmenin tek yolu olarak kullandıklarını aklınızda tutun. Bu durum sizin için ne kadar üzücü olursa olsun, bu, onların amacının mutlaka sizi üzmek olduğu anlamına gelmez. Kişilerin yaraları derin olsun ya da hafif yaralanmalar geçirsinler, ortaya koydukları sorun her zaman çok ciddiye alınmalıdır. Yaranın büyüklüğü o kişinin içinde yaşanan çatışmanın büyüklüğünün bir ölçüsü değildir.
Kendine zarar vermeyi tetikleyen nedir?
Hayatınızın özellikle zor bir döneminde kendinize bir ya da iki kere zarar verebilir, ve bunu bir daha asla tekrarlamayabilirsiniz. Ama kendine zarar verme mevcut sorunlarla başetmenin sürekli bir yöntemi halini alabilir ve düzenli olarak ayda bir, haftada bir ya da koşullara bağlı olarak her gün meydana gelebilir. Tetikleyen sebep bir yıldönümü gibi geçmişi hatırlatan bir olay olabilir, bu bastırılmış anılardan birini harekete geçirir; veya beklenmedik bir olay da şoka neden olabilir. Ama bazende günlük hayat o kadar zordur ki başa çıkmanın tek yolu kendine zarar vermektir. 7
Kendime zarar vermemek için ne yapabilirim?
Hatırlamanız gereken tek en önemli nokta farklı seçenekleriniz olduğudur: kendinize zarar vermeyi şu anda bırakabilirsiniz.
" Bilgi güçtür. Kendi davranışınızla ilgili mümkün olduğunca çok bilgi toplayın. Kendinize zarar verme ihtiyacı hissettiğinizde neler olduğuna dair notlar tutun, böylece zaman içerisinde yüzeye çıkan birtakım düşünceleri tespit edebilirsiniz. Ayrıca olayları ve duyguları günlük olarak yazmak ve kızgınlık, acı veya mutluluk gibi güçlü duygularla nasıl baş ettiğinizi veya bu duyguları nasıl başka bir yöne kanalize ettiğinizi not etmek de faydalı olabilir.
" Sizi destekleyen bir insanla duygularınız hakkında konuşmaya çalışın. Kendinizi yalnız hissediyor olabilirsiniz, ama acınızı anlayabilecek ve gücünüzü ve cesaretinizi arttırmanıza yardım edebilecek başka insanlar da var. Çoğu insan, benzer sorunları olan insanların bulunduğu bir destek grubuna katılmayı daha iyi hissetmek ve yaşamlarını değiştirmek için atılması gereken önemli adımlardan biri olarak görüyor.
" Kendine güveninizi arttırma konusunda çalışmaya başlayın. Hissettiklerinizle ilgili suçlunun siz olmadığınızı hatırlayın; kendinizi yaralamanız çok güçlü olumsuz duyguları ifade etme yolunuz. Bu sizin hatanız değil. Duygularınızı liste halinde yazın, sonra kendiniz ya da sizi çevreleyen dünya hakkında olumlu cümleler yazın. Eğer aklınıza birşey gelmiyorsa, arkadaşlarınızdan sizde beğendikleri yönleri yazmalarını isteyin. Bu listeleri görebileceğiniz bir yere koyun. Olumlu birşey söylerken, ya da en sevdiğiniz hikayeleri veya şiirleri okurken sesinizi kasete kaydedin. Kendi sesinizi duymak yatıştırıcı olabilir, veya güvendiğiniz bir kişiden size birşeyler okurken sesini kaydetmesini rica edebilirsiniz.
" Hayatınızı daha az stresli kılacak yollar bulmaya çalışın, kendinizi ara sıra ödüllendirin, sağlıklı beslenin, bol bol uyuyun, ve hayatınızda fiziksel aktiviteye zaman ayırın, çünkü bu aktivitelerin kendine güveni arttırdığı ve moralinizi düzelttiği bilinmektedir. 8
" Arkadaşlarınızın, ya da yerel ve ulusal yardım hatlarının telefonlarını, kriz sırasında birisiyle konuşma gereksinimi hissedebileceğinizden dolayı, kolay bulabileceğiniz bir yerde bulundurun.
" Kızgınlığınızı ve bu kızgınlıkla ne yaptığınızı düşünün. Eğer kendinize kızmakla meşgul olmasaydınız, gerçekten kime kızgın olurdunuz? Bu şekilde hissetmenize sebep olmuş insanların listesini yapın. Hayatta, başkalarının size yaptıklarından dolayı cezalandırılmayı değil, iyi şeyler hakettiğinizi kendinize hatırlatın.
" Sizi üzmüş insanları temsil eden bir dizi yastığı yan yana dizin. Onlara sizi nasıl kırdıklarını ve cezalandırılmayı haketmediğinizi söyleyin. Yastıklara tekme atmak veya vurmak iyi gelebilir. Eğer mümkünse bunu başka birisiyle birlikte yapmaya çalışın, böylece deneyim paylaşılır ve kendinize zarar vermemiş olursunuz.
" Yaratıcılık umutsuzluğun karşısında güçlü bir araçtır. Bu mutlaka bir şey yapmakla ilgili olmak zorunda değil. Sizi acınızdan çıkarıp uzaklaştıracak ve iyi hissetmenizi sağlayacak herşey yaratıcıdır. İsterseniz nasıl hissettiğinizi çizmeyi ya da resmetmeyi deneyin. Bazı insanlar, parlak vücut renkleri kullanarak, kendi üzerlerine çizim yaparlar.
" Kendinize zarar verme ihtiyacı duyuyorsanız güvenli sınırlar içinde kalmaya konsantre olun. Destekleyici bir hekim yaraları en aza indirgemeniz ve yaraların bakımını yapmanız konusunda size etkili tavsiyeler verir ve başka yardımlar bulmanıza yardım eder.
Ne tür yardımlar alabilirim?
Eğer yaşadığınız deneyimler, çok üzücü olduklarından dolayı, sizi, duygularınızla başa çıkabilmek için kendinize zarar vermeye zorladıysa, şimdi bunlarla başa çıkmanın başka bir yolu olup olmadığına dair ciddi şüpheleriniz olabilir. Ama insanlar, geçmişteki olaylar ya da kaybolmuş çocuklukları için yas tutarak, ve kendilerini çevreleyen korku ve karışıklığı arkalarında bırakarak, bunu aşıyorlar. Yeterli desteği alarak, yüzeye çıkması gereken acı, kızgınlık ve öfke ile baş edebileceklerini öğreniyorlar.
Önemli olan güvendiğiniz bir kişiyle konuşmaya başlamanın bir yolunu bulmak. Bu bir arkadaşınız, ailenizin bir üyesi, profesyonel bir danışman, bir psikolog ya da bir psikiyatrist olabilir. Bir uzman sizi dinlemek ve hislerinize ulaşmanıza yardımcı olmak ve onları farklı bir şekilde idare etmenize yardım etmek üzere eğitilmiş olmalıdır. Mevcut zamanda ve geçmişteki sorunların tümünün ele alınması gerekir. Eğer mümkünse, kendine zarar veren, yeme sorunları olan veya taciz edilmiş kişilerin tedavisinde uzmanlaşmış bir kişi bulun.
Hekiminizle konuşmak
Fiziksel, psikolojik ve sosyal gereksinimleriniz, kendine zarar veren insanların tedavisi konusunda eğitim almış bir uzman tarafından saygı ve anlayış çerçevesinde eksiksiz bir şekilde değerlendirilmelidir.
Hekiminiz size bir dizi tedavi seçeneği sunabilir, bunlar arasında çeşitli danışmanlık ve terapi şekilleri olabilir. Seçeneklerden biri bilişsel davranış terapisi olabilir; bu tam kendine zarar vermeden önce neler olduğunu incelemeyi içeren pratik bir tedavidir; sizi kendinize zarar verdiğiniz zamanların bir günlüğünü tutmaya ve duygularınızı yönlendirecek başka kanallar bulmaya teşvik eder. Bilişsel davranış terapisi, genellikle kendine zarar vermenin altında yatan sebepleri derinlemesine araştırmaz.
Eğer kendinize ciddi zararlar veriyorsanız daha ayrıntılı değerlendirme, tedavi ve destek için psikiyatri servisine sevk edilebilirsiniz. Acil bir durumda hastaneye götürülebilirsiniz. İnsanların bu servislerle ilgili deneyimleri son derece farklıdır. Zaman ve kaynaklar sınırlı olduğunda, sağlık personeli için, stresin altında yatan sebepleri araştırmaya vakit harcamak yerine, hızlı kararlar vermek, teşhis koyup, ilaç önermek daha kolay oluyor. Eğer durumun böyle olduğuna karar verirseniz, sizin adınıza konuşacak ve düzgün şekilde tedavi edilmenizi sağlayacak bir temsilciye ihtiyacınız olabilir. Bu bir arkadaşınız, ailenizden biri ya da bir profesyonel olabilir.
Arkadaşlar ve aileler nasıl yardım edebilir?
Eğer sevdiğiniz ve önem verdiğiniz bir kişi kendine zarar veriyorsa, şok, kızgınlık, suçluluk, keder ve çaresizlik hislerinizle başetmek sizin için son derece zor olabilir. Neler olabileceğini düşünüp çok korkabilirsiniz. Sizi destekleyecek aile üyelerinin, arkadaşlarınızın ve profesyonellerin listesini yapmaya çalışın.
Çaresiz hissetmenize rağmen, yapacaklarınız veya yapmayacaklarınız büyük fark yaratabilir. Söz konusu kişinin yaralarına gereken ilgiyi gösterirseniz, kendisinin ve vücudunun önem verilmeye değer olduğunu teyit etmiş olursunuz. Ama sadece yaralarına odaklanmayın. Arkadaşınızın ya da akrabanızın hayatı ne kadar zor bulduğunu anlamanız da çok önemli. Söz konusu kişiye onu anlamak istediğinizi göstermek büyük önem taşıyacaktır. İlk başta kişiyi hislerini araştırmaya tatlılıkla teşvik edebilir ve neden kendine zarar verdiğiyle ilgili konuşabileceği başka birini bulmasına yardımcı olabilirsiniz. Anlatacaklarını dinlemek sizin için zor olabilir. Eğer anlatacakları size çok ağır gelecekse konuşabileceği başka birini bulmasına yardım edin. O kişiye hisleriniz hakkında dürüst olun ve panik yapmayın, onu suçlamayın, ona deli muamelesi yapmayın ya da suçlu hissetmesine sebep olmayın. Söz konusu kişiyi eleştirmezseniz, kendisinden daha fazla nefret etmek yerine, kendini kabul görmüş ve önemseniyor hissetmesine yardımcı olursunuz. Kişinin kendine verdiği değeri arttırmaya ve desteklemeye yardımcı olmak için o kişinin hayatının zarar vermeyen bütün yönlerini sürekli vurgulayın. Değişimin hemen olmasını beklemeyin; ve arkadaşınızın ya da akrabanızın sadece siz istiyorsunuz diye kendine zarar vermekten vazgeçeceğini ümit etmeyin. Kendine zarar veren insanlar, duygularını tüm ağırlığıyla hissetmeye karşı koymaya çalışmaktadırlar. Bu savunma mekanizmasını ortadan kaldırmak kolay değildir. İnsanların hislerin kendilerini yok etmeyeceğini öğrenmeleri zaman alır. Sizin de sorunu çözmek için sürekli müdahale etmek için duyduğunuz kuvvetli isteğe direnmeniz çok önemlidir. En nihayetinde her birey kendi güçlü yanlarından kuvvet almak ve iyileşmek için kendi iç kaynaklarını bulmak zorundadır.