Forum kadın, KADINCA, KADINLAR KULÜBÜ
Alta Git

Go Back   Forum kadın, KADINCA, KADINLAR KULÜBÜ > ForumKadın-Özel > İlişkiler&Duygular

İlişkiler&Duygular kadın ve erkek, arkadaşlık, iş, aile ve komşu gibi her alanda görülen ilişkilerin tartışıldığı bölüm

dekorasyon

Hayattan tat almak...

İlişkiler&Duygular


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 30 Ocak 2011, 20:54
şerife06 Nickli Üyenin Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: 05 Aralık 2009
Mesajlar: 1.615
Ruh Halin: Olgun
Yapilan Tesekkür: 1.155
106 Mesajina 241 Tesekkür Aldi
şerife06 has a reputation beyond reputeşerife06 has a reputation beyond reputeşerife06 has a reputation beyond reputeşerife06 has a reputation beyond reputeşerife06 has a reputation beyond reputeşerife06 has a reputation beyond reputeşerife06 has a reputation beyond reputeşerife06 has a reputation beyond reputeşerife06 has a reputation beyond reputeşerife06 has a reputation beyond reputeşerife06 has a reputation beyond repute
sem24 Hayattan tat almak...


Tatsız tuzsuz bir hayatınız mı var?
Gerçekten hayatın bir tadı var mıdır?
Hayattan tat almak ne demektir?
Hayattan tat alınır mı?
Ya da hayata tat verilir mi?

Hayatımızın çeşitli dönemlerinde farkında olarak ya da olmayarak kendimize bu ve buna benzer sorular sormuşuzdur. Fakat ne gariptir ki, cevabını bulmamız gereken sorular kategorisinden kabul etmediğimizden olsa gerek üzerinde çok da düşünmeden günlük hayatın keşmekeşine teslim ederiz onları…

Oysa hayata anlam katan, bizim sorularımıza bulduğumuz cevaplar değil midir?

O halde gelin hep birlikte hayatın tadı var mıdır? sorusunun peşine takılalım bakalım bizi hangi anlam deryasında gezdirecek, hangi varoluşsal çınarın altında dinlendirecek, hangi mana çeşmesinden kana kana içirip bize hayat verecek…

Güneş’in dünyayı aydınlatmadan önce, ruhumuzu aydınlatmaya başladığı, günün o ilk ışıkları bize hayatın tadını hatırlatmaz mı?.. Hele mehtaptaki kızıllığın insan ruhunda uyandırdığı romantizm hali… Cırcır böceğinin yüreğimizi titreten nağmeleri; karanfilin, kekik otunun bizi bizden alan kokusu…

Hayatın tadı;

Başımızı yaslamayı unuttuğumuz anne yüreğidir… Belki de öpüp de başımıza koyduğumuz baba eli…

Çocuklarımızın sesidir belki de hayatın tadı, yüreğimizi vererek dinlediğimizde… Belki de eşimizin elimizdeki elidir, eşimizin elini “el” olarak görmediğimizde…

Başın secdede, yüreğin kıyamda olmasıdır… Mideyi aç bırakırken, ruhun doyurulmasıdır…Vicdanın içimizdeki sesi, Allah’ın içimizdeki nefesidir…

Sokaktaki banklarda uyuyan çocuklar için umut olmaktır… Savaşta kolu kopan çocukların kolu, babasız kalanların gözyaşı, annesiz kalanların yüreği olmaktır…

Başkası için el açıp duaya durmaktır… Komşumuzla paylaştığımız bir tas çorbadır… Eskide kalan fakat eskimeyen, eksilmeyen dostlara bir selam yollamaktır…

Bazen gülmektir, uykuda gülen çocuk saflığında… Bazen de haşarılıktır, secdeye varan babanın sırtına çıkan çocuk misali…

Bazen elimizdeki elma şekeri, gökyüzündeki uçurtmamızdır… Bazen de aileden kaçamak ceplerimizde biriktirdiğimiz misketlerimizdir…

Güvercinin ayağına bağladığımız aşkımızdır hayatın tadı, belki de şişeye koyup okyanusa bıraktığımız umudumuz…

Kitabın kokusunu aramaktır çocuğumuzun kokusunu arar gibi… Kitapların sayfaları arasında yok oldukça var olmak paradoksudur… Kitaplarda kayboldukça kendini bulmak, kendin kalarak kendini çoğaltmaktır…

Gülün kırmızısını görecek gözlere sahip olmaktır… Belki de yuvamızda pişen yemeğin kokusunu almak, esen yelin tenimizdeki dokunuşlarını hissetmek, sevgilimizin kalp atışlarını duymaktır… Sevgiye talip olmaktır, sevgiliden karşılık beklemeden…

Bazen de kıran kırana kavga etmektir nefsimizin bizdeki tasallutuna karşı… Ya da ceberut Firavunlar ve Nemrutlara karşı Musalar, İbrahimler olmaktır… Başkalarının özgürlüğü için denizlere/ateşlere/ tankların önüne atılmaktır hayatını verircesine…

Ateşlere atılma pahasına putları kırma cesareti göstermeden, kurban olma samimiyeti gösteren İsmailleri yetiştiremeyeceğimiz hikmetini anlamaktır hayatın tadı…

Kurban olan İsmailler yetiştirebilmek için; İbrahimler, Hacerler olma iradesi, cesareti, mücadelesi ve sadakatini göstermektir…

Yalnızca kurban keserek değil, yeri geldiğinde kurban olarak hayatı veren Hay’a yaklaşmak/yakınlaşmaktır…

En değerli olana, en değerli bildiğimiz şeylerimizden vermeden değerimizin artamayacağının şuuruna varmaktır…

Hay’dan gelenler, hayattaki Hay’ı görenler hayattan tat alırlar…

Hayattan tat alanlar, hayata ve başkalarına tat verirler… Başkasına tat veremiyorsak, bu bizim Hay’dan ve hayattan tat almadığımızdan değil midir?...
__________________
Alıntı ile Cevapla
şerife06 Adli üyeye bu mesaji için Tesekkür Eden 2 Kisi:
  #2 (permalink)  
Alt 31 Ocak 2011, 11:42
azize Nickli Üyenin Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: 15 Şubat 2010
Mesajlar: 435
Ruh Halin: Bezgin
Yapilan Tesekkür: 201
2 Mesajina 4 Tesekkür Aldi
azize is an unknown quantity at this point
Standart

Güzel bir yazı, paylaşımına teşekkürler.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Paylaş

Etiketler
almak, hayattan, tat


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Hizli Erisim

Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 16:33.

Forum Kadın / KADINCA Desteklediklerimiz
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.

Forums Copyright © 2008- 2010 forumkadin.com

dantel
çeyiz
ısı yalıtım
Genel