
27 Kasember 2011, 17:43
|
 |
|
|
Üyelik Tarihi: 12 Aralık 2009
Mesajlar: 6.230
Ruh Halin:
Yapilan Tesekkür: 0
399 Mesajina 762 Tesekkür Aldi
|
|
Her iyi huyun bir sınırı vardır
Her iyi huyun bir sınırı vardır
İnsanda bulunması lâzım olan güzel ahlâkdan, bazısı vardır ki, ne kadar çok olursa, iyiliği de o kadar artar zan olunur. Hâlbuki öyle değildir. Her iyi huyun bir sınırı vardır. O sınırı aşınca, iyilik gider, kötülük olur. İyi huyun az olması kötülük olacağı ise, kolay anlaşılır. Kahramanlık ve cömertlik bunlara misâldir. Cömertliğin fazlası israftır. Câhiller, hele, İslâm ahlâkını bilmiyenler, israf edeni, çok cömert sanır ve överler. Tehevvür edenlere de, çok cesûr, kahraman derler. Hâlbuki, korkak ve hasîs olana hiç kimse, kahraman ve cömert demez.
İnsanda bulunması lâzım olan güzel ahlâkdan bazısı da vardır ki, az olunca iyi zan olunur. Aşırı, çok olunca, kötülüğü belli olur. Tevazu böyledir. İnsanda kibrin bulunmaması demektir. Bunun noksan olması tezellüldür. Tezellülü, tevazudan ayırmak güçtür. Hatta çok kimse, dilencinin zilletini, âlimin tevazuu ile karışdırır. Çünkü, kibrsizlik onda da çoktur. Onu da çok iyi sanır.
Güzel ahlâka benziyen kötü ahlâk da vardır. Bunların iyi huylardan nasıl ayrılacağını herkes herkes bilemez. Çok kimse, hâlis altını, pirinc denilen sarı madenden ayıramaz. Mâvi boncuğu mücevher sanır. Bunun gibi, kötü huyu iyi sanır. Bunun için ahlâk ilmini iyi öğrenmek, işlerdeki saklı ayıpları, kusurları görebilmek, iyiyi kötüden ayırmakta usta olmak lâzımdır.
Akıl ölçülerinden, fen bilgilerinden veya tasavvuf marifetlerinden birkaçını ağızlardan kaparak veya gazeteden, dergi ve televizyonlardan duyarak, bunları ötede beride söyliyen, münâkaşalara karışan kimseleri, akıllı, bilgili, fen adamı, mütehassıs ve mürşid zan edenler az değildir.
Hâlbuki bu kimse, söylediği meselelerden birinin çözümünü, marifetlerden hiçbirinin manasını bilmez. Bunun âlimlere, mürşidlere ve fen adamlarına benzemesi, papağanın insan gibi konuşmasından fazla değildir. Çünkü, hikmet denilen huy, insanın kafasında, rûhunda olur. Eserleri, nûrları, his organları ile duyulmaz.
Birçok ilerici denilen kimseler vardır ki, hikmetden ve kıymetten haberleri yoktur. Bilgisiz ve kötü huyludurlar. İlim ve ahlâk ile bir münâsebetleri de yoktur. Ağızlarından iyi huylu bir söz çıkmaz. Fakat arkalarında şık elbise taşırlar. Mevkı’ sâhiblerinin karşılarında eğilmesini iyi bilirler. Demogojiyi iyi bildikleri için, insanları kolay aldatırlar. Dünyalık elde etmek için, ahıretlerini vermekten çekinmezler.
__________________
Aşk korkuya peçedir, korku da aşka perde,
Allah'tan nasıl korkmaz, insan Onu sever de
|