
02 Ocak 2012, 14:25
|
 |
|
|
Üyelik Tarihi: 12 Aralık 2009
Mesajlar: 6.230
Ruh Halin:
Yapilan Tesekkür: 0
399 Mesajina 762 Tesekkür Aldi
|
|
Tefekkür gibi kıymetli ibâdet yoktur
Tefekkür gibi kıymetli ibâdet yoktur
Aklı başında olan kimsenin, tefekkür vazîfesini hiç ihmâl etmemesi lâzımdır. Yarın ölmiyeceğinden emîn olan kimse var mıdır? Allahü teâlâ, hiçbir şeyi bâtıl, faydasiz yaratmamıştır. İnsanların anlıyamadıkları, göremedikleri faydalar, anlıyabildiklerinden katkat daha çoktur.
Tefekkür, dört türlü olur. Allahü teâlânın mahlûklarındaki güzel san’atları, faydaları düşünmek, Ona inanmağa ve sevmeğe sebep olur. Onun va’d ettiği sevapları düşünmek, ibâdet yapmağa sebep olur. Onun haber verdiği azâbları düşünmek, Ondan korkmağa, kimseye kötülük yapmamağa sebep olur.
Onun nimetlerine, ihsânlarına karşılık, nefsine uyarak günah işlediğini, gaflet içinde yaşadığını düşünmek, Allahdan haya etmeğe, utanmağa sebep olur. Allahü teâlâ, yerlerde ve göklerde bulunan mahlûkları düşünerek ibret alanları sever.
Hadîs-i şerifte, “Tefekkür gibi kıymetli ibâdet yoktur”“Bir an tefekkür, altmış sene ibâdetden daha hayırlıdır”. “Tefekkür, ibâdetin yarısıdır.” “Tefekkür gibi kıymetli ibâdet yoktur” buyuruldu
Tefekkür etmek, dinimizde mühim bir ibâdettir. Tefekkür etmek, Allahü teâlânın yarattığışeyler üzerinde düşünmek ve bunlardan ibret almaktır. Kur'an-ı kerimde akl-ı selim sahipleri övülürken mealen buyuruluyor ki: “Onlar ayakta iken, otururken, yanları üstüne yatarken hep Allahı anarlar, göklerin ve yerin yaratılışını inceden inceye düşünürler. "Ey Rabbimiz, sen bunları boşuna yaratmadın. Sen (boş, manasız şeyler yaratmaktan) münezzehsin. Bizi Cehennem azabından koru" derler.”
Mahlûkların yaratılışındaki hikmetleri kavrıyamıyan insan aklı, bunların hâlıkını, yaratanını hiç anlayamaz. Onun büyüklüğünü, sıfatlarını birâz anlıyabilen islâm âlimleri, şaşkına dönmüşler. “Onu anlamak, anlaşılamıyacağını anlamaktır” demişlerdir.
Mûsâ aleyhisselâmın ümmetinden biri, otuz sene ibâdet etmiş. Bir bulut kendisine gölge yaparak, güneşden korumuştu. Birgün bulut gelmemiş, güneşte kalmıştı. Annesine sebepini sormuş. Herhalde bir günah yapmışsın, demişdi. Hayır, günah işlemedim deyince, göklere, çiçeklere bakmadın mı? Onları görünce, yaratanın azametini düşünmedin mi? demiş. Evet, baktım. Fakat, tefekkürde kusur etdim diyince, bundan büyük günah olur mu? Hemen tevbe et, demişti
__________________
Aşk korkuya peçedir, korku da aşka perde,
Allah'tan nasıl korkmaz, insan Onu sever de
|