Forum kadın, KADINCA, KADINLAR KULÜBÜ
Alta Git

Go Back   Forum kadın, KADINCA, KADINLAR KULÜBÜ > Her işin Başı SAĞLIK > Sağlık Bölümleri > Kardiyoloji - Kalp & Dolaşım Sistemi

dekorasyon

Kalbinizde bir kuş mu çırpınıyor?

Kardiyoloji - Kalp & Dolaşım Sistemi


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 19 Aralık 2009, 21:34
papatya57 Nickli Üyenin Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: 05 Aralık 2009
Mesajlar: 5.290
Ruh Halin: Mutlu
Yapilan Tesekkür: 1.828
1.232 Mesajina 2.354 Tesekkür Aldi
papatya57 has a reputation beyond reputepapatya57 has a reputation beyond reputepapatya57 has a reputation beyond reputepapatya57 has a reputation beyond reputepapatya57 has a reputation beyond reputepapatya57 has a reputation beyond reputepapatya57 has a reputation beyond reputepapatya57 has a reputation beyond reputepapatya57 has a reputation beyond reputepapatya57 has a reputation beyond reputepapatya57 has a reputation beyond repute
Standart Kalbinizde bir kuş mu çırpınıyor?

Kalbin elektrik sisteminin bozulmasıyla ortaya çıkan aritminin en sık görülen belirtisi çarpıntı. Hastalar, 'Kalbimde sanki bir kuş çırpınıyor' diyerek çarpıntıyı tarif ederler
Kalple ilgili sık görülen rahatsızlıklardan biri de aritmi. Kalbin elektrik ileti sistemindeki bozukluklara bağlı olarak hızlanması, yavaşlaması veya düzensiz çalışması sonucu oluşan aritminin en sık görülen belirtisi çarpıntı. Anadolu sağlık Merkezi 'nden Kardiyoloji Uzmanı Doç . Dr. Enis Oğuz, 'Çarpıntı dışında, bayılma, baş dönmesi, çabuk yorulma durumlarında da sorumlu ritim bozukluğu olabilir' diyor.
Kalp ritim bozukluklarının nedeni ne?
Kalp kasının kasılması için elektrik enerjisi gerekir. Kalp kendisi elektrik üretir ve bu elektriği kalp boşlukları içinde ilerleten bir iletim sistemine sahiptir. Bu yapılardaki bozukluklar kalp ritim bozukluğuna neden olur. Diğer kalp hastalıklarına neden olan bozukluklar kalbin ileti sisteminde de bozukluklara yol açabilir. Örneğin sigara içmek kalp damarlarıında aterosklerotik hastalık (damar sertliği) dediğimiz bozukluk için risk faktörüdür. Kalp, damarların ileti sistemini besler ve bu damarların hastalanması kalpte ritim bozukluğuna neden olabilir.
Aritmi nedir?
Kalbin elektrik ileti sistemindeki bozukluklara bağlı olarak hızlanması, yavaşlaması veya düzensiz çalışmasıdır.
Belirtileri nelerdir?
En sık belirti çarpıntıdır. Hastalar genelde 'Kalbimde vücudumu sallayacak şekilde hızlı atma', 'Kalbimde sanki bir kuş çırpınıyor' gibi ifadelerle çarpıntıyı tarif ederler. Bilimsel anlamda kalp atımlarının hissedilmesi olarak tarif edilir. Çarpıntı dışında bayılma, baş dönmesi, çabuk yorulma durumlarında da sorumlu ritim bozukluğu olabilir.
Çoğunlukla hangi yaşlarda görülür?
Her yaşta görülebilir. İleri yaşlarda aritminin görülme sıklığı daha fazladır.
Aritmide göğüs ağrısı olur mu?
Ritim bozuklukları ile göğüs ağrısı arasında doğrudan ilişki yoktur.
Aritmi tehlikeli midir?
Bazı ritim bozukluklarının tedavi edilmesi bile gerekmezken bazıları hayatı tehdit eder. Özellikle koroner arter hastalığı, kalp yetersizliği gibi yapısal kalp hastalığıyla birlikte olan ritim bozuklukları yaşamsal risk taşıyabilir. Ailesinde genç yaşta ani ölüm olan kişilerde yapısal kalp hastalığı olmasa bile ritim bozukluğu tehlikeli olabilir.
Sıcak havaların aritmiyi etkilemesi söz konusu mu?
Aşırı sıcağa bağlı sıvı-elektrolit kaybı bazı ritim bozukluklarının tetiklenmesine neden olabilir.
Aritmi nasıl tedavi edilir?
Ritim bozukluklarının bir çok türü vardır ve her türün tedavisi farklıdır. Tedavi yöntemleri altta yatan hastalığın tedavisi, ritim bozukluğu ilaçları kullanılması, kalıcı kalp pilleri takılması, defibrilatör takılması, kateter ablasyon, cerrahi ablasyon olarak sınıflandırılabilir. Kalp pilleri kalp hızı yavaşlamalarında kullanılır. Defibrilatörler hayatı tehdit eden ritim bozukluklarında elektroşok verip hayat kurtaran bir tür kalp pilidir. Kateter ablasyon tedavisi ise son yıllarda ritim bozukluğu tedavisinde kullanılan devrim niteliğinde bir yöntemdir. Koroner anjyografiye benzer şekilde bacak damarlarında kalbe iletilen, kateter adı verilen tellerle kalp içinden elektrik kayıtları alınarak uygulanır. Bu elektrik kayıtlarına bağlı olarak ritim bozukluğuna yol açan kalp içi mekanizma tespit edilir. Genelde olmaması gerekn bir elektrik ileti yolu veya bir şekilde anormal ritim üretme özelliği kazanmış kalp kası hücreleri ritim bozukluğundan sorumludur. Bu yapılara kateterler yardımıyla radyofrekans dalgaları verilir ve elektrik iletme ve üretme kabiliyetleri ortadan kaldırılır. Yöntem bir çok ritim bozukluğunda yüzde 90'nın üstünde bir başarı oranı ile uygulanabiliyor.
Hipertansiyonun ritim bozukluklarıyla ilişkisi var mı?
Tedavisi son derece zor bir hastalık olan atriyal fibrilasyon (kalpte ritim bozukluğu) hipertansiyonla ilişkilidir. İnme geçiren hastaların büyük çoğunluğunun altta yatan bir ritim bozukluğu olduğunu görüyoruz. Bu ritim bozukluğunun sebebi hipertansiyonda kalp içi ve özellikle kulakçıklardaki basıncın artmasıdır.
Hipertansiyon hangi organları etkiler?
Hipertansiyon damarların yapısını bozan bir hastalık olduğu için vücutta damarlanma olan her organı etkiler. Bunlar, beyin damarlarının tıkanması ya da damar cidarının hasar görmesi sonucu beyin kanaması oluşması; kalpten çıkan büyük damarların yırtılması veya diğer komplikasyonları; böbrek damarlarında ya da parenkiminde hipertansiyona bağlı bozukluklar sonucu böbrek hasarının oluşması olarak sıralanabilir. Hipertansiyonun, damarlar dışındaki en önemli komplikasyonu kalple ilgili olan komplikasyonudur. Çünkü kalbin önündeki basıncın yüksek olması kalp kasında genişlemeye, dolayısıyla kalpte büyümeye ve takiben kalbin kasılma fonksiyonlarında azalma meydana getirerek ve kalp yetersizliği dediğimiz olayın gelişmesine yol açar. Yine kalp damarlarla beslenen bir organ olduğu için, kalp damarları bozulduğu zaman kalp krizi, kalp damar hastalığı gibi bozukluklar ortaya çıkıyor.
sigara tansiyon için risk mi?
Her sigara içiminden sonra 15-30 dakika süren akut kan basıncı yükselmesi olur. sigara içimi kardiyovasküler hastalıkları iki - üç kat arttıran bir faktördür.
Sarımsak ve limon tansiyonu düşürmez
Fazla miktarda alkol tüketiyorsanız, kısıtlayın
Kilonuz fazlaysa zayıflamaya çalışın. Böylece kan basıncınızda önemli bir düşme sağlayabilirsiniz. Böylce tansiyon ilaçlarının sayısı ve dozu da azaltılabilir.
Düzenli egzersiz yapın. Kalori alımını azaltın, kalori yakımını artırın. Hareketsiz yaşam sürenlerde hipertansiyon riski, düzenli egzersiz yapanlara göre yüzde 20-50 daha fazla. Hipertansiyon hastasıysanız haftada en az üç-dört kez 30-45 dakikalık hızlı yürüyüşler yapın.
Diyetinize çok dikkat edin. Sebze ve meyve ağırlıklı beslenmek, balık tüketimini artırmak, zeytinyağlı yiyecekleri yemek (Günde 8 -10 porsiyon sebze-meyve, iki-üç porsiyon düşük yağ içerikli besinler, süt ürünleri , yağ ve kolesterol alımının azaltılması) tansiyonu düşürüyor.
Aşırı tuz tüketmeyin (günde 6 gr'dan az).
Bol sıvı tüketin.
Düzenli egzersiz yapın (haftada en az üç gün ve en az 30 dakika tempolu yürüyüş).
Akdeniz tarzı (meyve ve sebze ağırlıklı) beslenin.
Sadece tuzlu yiyecekler tansiyonu yükseltmez. Soda, maden suyu gibi içecekleri de dikkatli tüketin.
Tansiyon yükseltici etkileri bilinen NSAİD , doğum kontrol hapı, soğuk algınlığı ilaçları, ağrı kesicileri kullanırken dikkatli olun.
Ani tansiyon yükselmelerinde kullanılan dil altı haplarıni doktora danışmadan kullanmayın. Tansiyonu ani düşüren bu haplar olumsuz sonuçlara yol açabilir.
Sarımsak, limon gibi sebzeler ilacın yerine geçerek tansiyonu düşürmezler.
Hipertansiyon tedavisi ömür boyu sürer. Bu nedenle ilaçların sürekli olarak kullanılması gerekir. İlaca bağlı bir yan etki geliştiğinde doktora danışarak değiştirilmesi veya bırakılması gerekir.
Hipertansiyon hastalığını erken dönemde yakalayabilmek için hiçbir şikâyetiniz olmasa da, en az yılda bir kez tansiyonunuzu ölçtürün. Tansiyon ölçerken şunlara dikkat edin:
Kan basıncı ölçülmeden önce en az 10 dakika dinlenmek gerekir.
Tansiyon ölçülmeden önceki son yarım saat içinde ağır egzersiz yapmamış olmak gerekir
Doğru sonuç alınabilmesi için tansiyon aleti manşonunun boyutları hastaya uygun olmalı ve manşon içerisindeki şişen kese bölümü kol çevresinin en az yüzde 80'ini sarmalıdır.
Çay, kahve, sigara ve alkol tüketilmemiş olmalı.
Baş ve ense ağrısı tansiyon belirtisi
Tansiyon kontrol altında tutulmadığında beyin kanaması, kalp krizi, felç, kalp ve böbrek yetmezliği, görme kaybı oluşur
Türkiye'de hipertansiyonun görülme oranı yüzde 37. Yani her üç kişiden biri hipertansiyon hastası. Tansiyonla ilgili yapılan TEKHARF adlı çalışmaya göre ise 60 yaş ve üstündeki her üç kişiden ikisinde hipertansiyon görülüyor.
Anadolu sağlık Merkezi 'nden Kardiyoloji Uzmanı Dr . Ayşegül Karahan Zor, hipertansiyon hastalarının yaklaşık yüzde 90-95'inde herhangi bir neden bulunmadığını, şişmanlık, sigara, kötü beslenme, ailesel yatkınlık gibi risk faktörlerinin etkili olduğunu, başka hastalıkların da hipertansiyona neden olabileceğini belirtiyor.
Hipertansiyon nasıl bir hastalık?
Hipertansiyon, kan damarları içindeki kan basıncının normalden fazla yükselmesidir. Kalp, dokuların canlılığı için gerekli olan kanı vücuda pompalarken ritmik ve periyodik hareketler yapar. Bunlar kasılma ve gevşemelerdir. Kalp kasıldığında kalp boşluğundaki kan, atardamar sistemine doğru atılır. Ardından gevşeme dönemi gelir, bu dönemde kalp tekrar kan ile dolar. Bu işlem periyodik olarak sürer. Belirli bir anda kanın atardamar duvarlarına yaptığı basınca kan basıncı (tansiyon) denir. Kasılma anındaki tansiyona büyük tansiyon, gevşeme anındaki tansiyona ise küçük tansiyon adı verilir. Basıncın sürekli olarak yüksek olması yani hipertansiyon bir hastalıktır ve tedavi edilmesi gerekir.
Hipertansiyon tehlikeli mi?
Hipertansiyon, kendi başına öldürücü değil; fakat tedavi edilmediğinde sonuçları öldürücü olabilir. Tedavi edilmeyen hipertansiyonun en önemli sonucu kalp ve damar hastalıklarıdır. Kan basıncı yeterince kontrol altına alınamadığında ortaya çıkan diğer önemli sonuçlar ise beyin kanaması ve felç, kalp yetersizliği ve kalp krizi, böbrek yetersizliği, görme kaybıdır. Kan basıncı kontrol edilemezse, yüzde 51 oranında kalp yetersizliği, yüzde 33 oranında inme ve yüzde 21 oranında da kalp damar hastalıklarına bağlı olümlere yol açar.
Hipertansiyona yol açan hastalıklar neler?
Böbrek hastalığı: Böbreğe giden atardamarlarda daralmaya yol açan ya da böbreğin kendisinde hasara yol açan hastalıklarda hipertansiyon oluşuyor. Bu durum, 'renal hipertansiyo'n olarak adlandırılıyor.
Endokrin hastalıkları: Endokrin sistemi etkileyen hastalıklar kan basıncını da etkiliyor, çünkü böbrek üstü bezlerinden, böbreklerden, tiroid bezinden kaynaklanan çeşitli hormonal bozukluklar, kan basıncını kontrol eden mekanizmaların da bozulmasına neden oluyor.
Bazı ilaçların kullanımı: Bazı ilaçlar, örneğin kortikosteroidler, doğum kontrol hapları, amfetamin türevi ilaçlar, fazla dozda alınan tiroid hormonları, romatizma tedavisinde kullanılan antienflammatuar ve ağrı kesici ilaçlar, soğuk algınlığı ilaçları, iştah kesiciler, bazı antidepresanlar, günde 70-100 ml civarında alkol alınması kan basıncını yükseltir. Bu ilaçların bırakılmasıyla kan basıncı normale döner.
Hipertansiyonun belirtileri neler?
Hipertansiyon çoğunlukla ciddi yakınmalara yol açmayabileceğinden yıllarca bilinmeden kalabilir. Genellikle doktora başvurma şikayetleri; baş-ense ağrısı, kafada sıcaklık hissi, yüzde kızarma, ateş basması, göğüste basınç hissi, derin nefes alma ihtiyacı, çarpıntı hissi, göğüs ağrısı, kulakta uğultu ve konsantrasyon bozukluğudur.
Hipertansiyon hastasına ne yapılır?
Kapsamlı bir değerlendirme yapılması gerekir. Böbrek fonksiyonlarının tam olarak incelenmesi lazım. Ayrıca idrarla atılan proteinin tespit edilmesi, kalp fonksiyonlarında bir değişiklik olup olmadığına bakılması, kalp duvarlarında bir kalınlaşma olup olmadığının araştırılması, özellikle erken dönemde diğer organlarda herhangi bir hasar yokken göz dibine bakılması gerekir. Göz dibi muayenesi özellikle önemli çünkü, göz dibinde en küçük ve tansiyon yükselmesine en hassas damarlar bulunur. Hiçbir organda hasar olmasa bile buradaki değişiklikler hipertansiyonun etkilerini ortaya koyar. Eğer organlarda hasar olduysa erken dönemde ilaçla tedaviye başlama yoluna gideriz.
Tedavide hedef nedir?
Hedef, kan basıncının normal değerlere çekilmesi ve kan basıncı yüksekliğine bağlı organ hasarlarının azaltılmasıdır. Tedavi planlaması, hipertansiyona eşlik eden başka hastalıkların olup olmamasına, kardiyovasküler risk durumuna ve hipertansiyonun yol açtığı hedef organ hasarlarının meydana gelip gelmemesine bağlı olarak değişir. Hastanın diyabeti, yüksek kolesterolü yoksa, sigara içmiyorsa ve biz bu hastaların tansiyonlarını hafif orta düzeyde yüksek bulduysak bu hastaya ilk etapta yaşam tarzı değişikliklerini öneriyoruz.
- BİTTİ -
__________________

Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Paylaş

Etiketler
bir, cirpiniyor, kalbinizde, kus


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Hizli Erisim

Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 07:46.

Forum Kadın / KADINCA Desteklediklerimiz
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.

Forums Copyright © 2008- 2010 forumkadin.com

dantel
çeyiz
ısı yalıtım
Genel