ÇOCUK VE GENÇLERİMİZİ RİSKLERDEN NASIL KORURUZ?
İnsanlar yaşamları boyunca çeşitli risklerle karşı karşıya kalmıştır. Bu risklerden korunmak için de çeşitli önlemler almışlardır. Peki sizin önlem almak zorunda kaldığınız bir durum oldu mu? Belki biz kendimizi risklerden korumuşuz veya koruyabilmişizdir, ya çocuklarımızı ve gençlerimizi nasıl koruyabiliriz?
Bence çocuklarımızı ve gençlerimizi koruyabilmemiz için öncelikle kendimiz kötüyü ve iyiyi ayırt edebilmeli, bu konuda gerekli bilgi birikimine sahip olmalıyız. Daha sonra küçük yaşlardan itibaren iyiyi ve kötüyü onlara tanıtmalıyız… Buna sigaranın zararlarını anlatarak başlayabiliriz, sigara kullanılırsa insanın karşılaşacağı olumsuzlukları küçük yaşta anlatmalıyız. Uyuşturucu, alkol gibi zararlı alışkanlıkların insan ömrünü kısalttığına ilişkin bilgiler vermeliyiz. Ağaç yaşken eğilir, atasözü burada anlatmaya çalıştıklarımı kısaca anlatır sanırım.
Bu önlemlerle ilgili geçenlerde bir haber seyrettim. Haberde bir belediye başkanının hazırlamış olduğu kampanya gerçekten ilgimi çekti. Kampanyanın ismi “Oyuncak tabancanı getir, bir kitap sahibi ol!” Çocukları tabancadan uzaklaştırmak amaçlıydı. Onların hayatında risklerini olmaması için… Tabancayı kullanarak can almamaları, savaş yapmamaları için…
Önlemleri arasında belki de en önemlisi ‘arkadaş seçimi’ olabilir, öyle değil mi? Çocuklarımıza, gençlerimize arkadaş seçiminde yardımcı olmalı, onlara nasıl bir arkadaş edinmeleri konusunda bilgiler vermeliyiz. Eğer arkadaş çevresi kötü olursa onu da kötü şeylere itebileceğini, zararlı alışkanlıklara iterek hayatını olumsuz etkileyebileceğini anlatmalıyız. Bu paragrafı da anlatan kısaca anlatan bir atasözü “Üzüm üzüme baka baka kararır.” olabilir, diye düşünüyorum.
Sizce aile sorunları da gençlerimizin psikolojisini bozarak onları risklere doğru sürüklemez mi? Bence evet. Örnek vermek gerekirse bir ailede ekonomik sorun, anne baba arasındaki anlaşmazlık, şiddet, baskı gibi durumlar çocuklarımızı ve gençlerimizi aileden uzak tutar ve sokak hayatına, adeta bir çiçek gibi görünüp sonra kendine bağlayıp gençlerin hayatını kemiren tiner, eroin, esrar gibi alışkanlıklara bulaştırabilir. Gençlerimizi çevreden uzaklaştırmaz mı? Ruh sağlığı bozulur, her türlü zararlı alışkanlıklarla tanışarak vücut sağlığı eski durumunu yitirir. Bütün bunlar ailenin bilgisizliğinden de kaynaklanmış olamaz mı?
Sonuç olarak iyi bir gelecek için çocuklarımıza ve gençlerimize destek çıkmalı, yardımcı olmalı, iyi ve kötü günlerinde yanında olmalıyız. Onlara ilgisiz davranmamalı, aile sorunlarını da yansıtmamaya çalışmalıyız.
Unutmayalım ki her şey yeni nesiller için…